Dolgu tedavisi, çürük nedeniyle madde kaybına uğramış bir dişin temizlenip kompozit veya porselen gibi bir materyalle yeniden şekillendirildiği bir tedavi yöntemidir. Çürük erken yakalandığında diş çoğu zaman basit bir dolguyla korunabilir; geç kalındığında ise kanal tedavisi ya da çekim gündeme gelebilir. Denizli’deki kliniğimizde tedavi planı, çürüğün derinliği ve dişin durumu muayenede değerlendirildikten sonra yapılır.
- Çürüğün evresine göre koruyucu uygulama, dolgu veya kuafaj
- Ön ve arka dişler için farklı tiplerde diş renginde kompozit dolgular
- Büyük madde kayıplarında CAD/CAM ile hazırlanan porselen (seramik) dolgular
- Mümkün olduğunda dişin canlılığını korumayı önceleyen yaklaşım
Tedavi süreci
Muayene ve teşhis
Çürüğün yeri ve derinliği muayene ve gerektiğinde röntgenle belirlenir; dişin sinirle ilişkisi değerlendirilir.
Çürüğün temizlenmesi
Çürük doku dişten uzaklaştırılır ve sağlıklı diş dokusu korunarak kavite hazırlanır.
Materyal seçimi
Kaybın büyüklüğüne ve dişin konumuna göre kompozit ya da porselen dolgu planlanır; sinire çok yakın çürüklerde kuafaj değerlendirilir.
Dolgunun uygulanması
Kompozit dolgu asitleme, bonding ve katmanlar halinde ışıkla sertleştirme aşamalarıyla; porselen dolgu CAD/CAM ile hazırlanıp dişe yapıştırılarak uygulanır.
Kontrol ve koruma
Kapanış kontrol edilir, ağız bakımı önerileri verilir ve düzenli kontrol aralığı planlanır.
Diş çürüğü nasıl oluşur?
Ağızdaki bakterilerin oluşturduğu bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin artıklarından asit üretir. Bu asitler dişin mineral dokusunu çözerek minenin bozulmasına, zamanla da diş hekimlerinin kavite dediği oyukların oluşmasına yol açar.
Diş çürüğünün başlıca dört etkeni vardır:
- Bakteri plağı (diş plağı)
- Karbonhidratlı gıdalar (şeker, un vb.)
- Bünyesel etkenler (dişin yapısı, tükürüğün bileşimi vb.)
- Zaman (çürük yapıcı etkenlerin ağızda ne kadar uzun süre kaldığı)
Çürük her zaman dişin yüzeyinden başlar ve ilerleyerek dentin tabakasına ulaşır. Dentin mineden daha yumuşak olduğu için çürük bu tabakada daha hızlı yayılır ve pulpaya (sinire) doğru ilerler. İlerleme hızı kişiden kişiye ve dişten dişe değişir.
Hangi belirtilerde hekime başvurmalı?
Diş hekimine başvurmayı gerektiren en önemli belirti hassasiyettir. Hassasiyet soğuk, sıcak, tatlı veya ekşi uyaranlarla ortaya çıkar; şiddeti kişiden kişiye değişir. Uyaran ortadan kalkınca ağrı geçiyorsa diş bu aşamada genellikle dolguyla korunabilir.
Tedavi edilmeyen çürüklerde ağrı zamanla sürekli hale gelir; bu, çürüğün daha derin tabakalara ilerlediğini gösterir ve kanal tedavisi ya da çekim aşamasına geçilmiş olabilir. Şu durumlarda vakit kaybetmeden muayene olmanız tedavinin kapsamını küçültebilir:
- Sıcak ve soğuğa duyarlı ya da ağrıyan dişler
- Tebeşirimsi beyaz lekeler (başlangıç çürükleri)
- Kahverengi renklenmeler ve gözle görülen oyuklar
Çürüğün evreleri ve tedavi seçenekleri
- Başlangıç düzeyi: Çürük başlangıcı mikro invaziv yöntemlerle giderilir; fissür örtücü, akışkan kompozit ve flor uygulaması gibi koruyucu yöntemlerle ilerlemesi önlenebilir.
- Orta düzey: Dişte hafif sıcak-soğuk hassasiyeti ve tatlı yiyeceklerde hassasiyet görülür. Diş kompozit ya da porselen dolguyla restore edilir.
- İleri düzey: Belirgin sıcak-soğuk hassasiyeti, kendiliğinden başlayan, zonklayıcı ve genellikle gece artan, ağrı kesicilerle geçmeyen ağrılar görülür. Bu belirtiler çürüğün pulpaya ulaştığını gösterir ve genellikle kanal tedavisi gerekir.
Kuafaj: dişin canlılığını korumak
Çok derin bir çürükte bazen dişi kanal tedavisi yapmadan korumak mümkündür. Kuafaj, dişin siniri ile dolgu arasına koruyucu bir bariyer yerleştirilmesi işlemidir. Dişi kanal tedavisiyle devital (cansız) hale getirmek yerine, uygun vakalarda kuafaj ile canlı tutmak daha sağlıklı bir seçenektir.
Sinir dolgunun altında canlı kaldığı için ilk günlerde ve haftalarda soğuğa hassasiyet görülmesi normaldir. Yaklaşık 4–6 ay sonra hassasiyet hâlâ sürüyorsa ya da işlemden sonra şiddetli ağrı başlarsa kanal tedavisine geçilir.
Amalgam, kompozit ve porselen dolgular
Amalgam dolgu
Amalgam uzun yıllar kullanılmış, dayanıklı bir dolgu materyalidir; ancak koyu rengi nedeniyle estetik değildir. İçerdiği cıva nedeniyle kullanımı uluslararası düzenlemelerle azaltılmaktadır. Çok büyük amalgam dolgular uzun yıllar sonra dişte çatlağa yol açabilir. Bu nedenlerle günümüzde kompozit veya porselen dolgular tercih edilir.
Kompozit dolgu
Kompozit dolgular diş rengindedir. Ön dişler için daha estetik, arka dişler için doldurucu oranı daha yüksek ve daha dayanıklı tipleri vardır. Dolguyu dişe bağlayan bonding sistemi de sonucu doğrudan etkiler.
Kompozitin uygulanması hassas bir süreçtir: asitleme ve yıkama süreleri, bonding tipi, materyalin katmanlar halinde yerleştirilmesi, ışık gücü ve ışıklama süresi doğru uygulandığında kompozit dolgular dayanıklı sonuç verebilir.
Porselen (seramik) dolgu
Porselen dolgular CAD/CAM sistemiyle blok halindeki seramikten hazırlanır. Kompozite göre kırılmaya, aşınmaya ve renklenmeye karşı daha dirençlidir; bu nedenle özellikle büyük madde kaybı olan dişlerde tercih edilir. Harabiyeti fazla olmasına rağmen dişine kron yaptırmak istemeyen hastalar için değerlendirilebilecek bir seçenektir. Maliyeti diğer dolgulara göre daha yüksektir.
Çürükten nasıl korunulur?
- Dişler sabah kahvaltıdan sonra ve gece yatmadan önce, iç, dış ve çiğneme yüzeyleri ile dilin üstü dahil olmak üzere fırçalanmalıdır.
- Fırça diş aralarına ulaşamaz; ara yüzeyler her gün diş ipiyle temizlenmelidir.
- Şekerli gıdalar ve kola gibi hem şeker hem asit içeren içecekler sınırlandırılmalıdır; bu içecekler çürüğün yanı sıra aşınmaya da yol açar.
- Şekerli yiyecekler ana öğünlerde tüketilmeli, ara öğünlerden ve özellikle yatmadan önceki atıştırmalardan kaçınılmalıdır; uykuda tükürük akışı azalır ve ağzın doğal savunması zayıflar.
- Fırçalama mümkün değilse ağız suyla çalkalanabilir; tükürük akışını artıran şekersiz sakız yardımcı olabilir.
- Düzenli diş hekimi kontrolleri çürüğü önlemenin ve erken yakalamanın temel yollarındandır.
Tükürük akışını azaltan hastalıklar ve ilaçlar ile florür alımının düşük olması çürük riskini artırır. Ayrıntılı bilgi için Koruyucu Hekimlik ve Oral Hijyen Motivasyonu sayfamıza bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Dolgu yaptırmam gerektiğini nasıl anlarım?
Soğuk, sıcak veya tatlıya karşı geçici hassasiyet, dişte kahverengi renklenme ya da oyuk çürüğün habercisi olabilir. Başlangıç çürükleri çoğu zaman belirti vermediği için düzenli kontrol önemlidir. Kesin karar muayene ve gerektiğinde röntgenle verilir.
Kompozit mi, porselen dolgu mu tercih edilmeli?
Küçük ve orta büyüklükteki çürüklerde kompozit dolgu çoğu zaman yeterlidir. Madde kaybı büyük olan dişlerde, kırılma ve renklenmeye daha dirençli olan CAD/CAM porselen dolgu değerlendirilebilir. Seçim dişin durumuna göre muayenede yapılır.
Dolgudan sonra hassasiyet olması normal mi?
Özellikle sinire yakın derin dolgularda ilk günlerde ve haftalarda soğuğa hassasiyet görülebilir. Hassasiyet aylar içinde geçmiyorsa ya da şiddetli, kendiliğinden başlayan ağrı ortaya çıkarsa hekiminize başvurmalısınız; bu durumda kanal tedavisi gerekebilir.
Eski amalgam dolgularımı değiştirmeli miyim?
Sağlam ve sorunsuz amalgam dolguların yalnızca bu nedenle değiştirilmesi genellikle gerekmez. Dolguda kırık, kenar sızıntısı, altında çürük ya da estetik bir beklenti varsa değişim muayenede birlikte değerlendirilir.
Çürük kendi kendine iyileşir mi?
Oyuk oluşmuş bir çürük kendiliğinden iyileşmez ve zamanla derinleşir. Yalnızca beyaz leke şeklindeki çok erken dönem çürükler, flor uygulaması ve iyi ağız bakımıyla durdurulabilir.
Amalgam dolgudaki cıva toksik değil mi? Alzheimer'a yol açtığı söyleniyor.
Dünya Sağlık Örgütü'nün 2020 itibarıyla verilerine göre amalgamla ilişkili bir komplikasyon ya da yan etki saptanmamıştır. Amalgam ağızda uzun yıllar kullanılabilen sağlam bir dolgu malzemesidir; günümüzde daha az tercih edilmesinin nedeni estetiktir. Doğru uygulandığında kompozit dolgular da benzer dayanıklılık gösterebildiği için bugün genellikle kompozit ya da porselen dolgular tercih edilir. Amalgamın bilinen dezavantajı, çok büyük dolgularda uzun yıllar sonra dişte çatlağa yol açabilmesidir.
Yaptırdığım dolgudaki hassasiyet geçmiyor. Neden olabilir?
Çürüğe geç müdahale edildiğinde çürük sinire (pulpa) yaklaşır ve dolgu da sinire yakın bir bölgeye yerleştirilir. Çürük ne kadar derinse dolgu da o kadar derin olur ve bu durumda kuafaj adı verilen koruyucu bir işlem uygulanır. Kuafajın amacı, kanal tedavisine gerek kalmadan dişin canlılığını korumaktır. Kuafaj yapılan dişlerde 4–6 aya kadar soğuk, sıcak ya da çiğneme hassasiyeti görülmesi normal olabilir; hassasiyet artarsa hekiminize başvurun.
Dolgularım sürekli düşüyor. Hata bende mi?
Bunun birkaç nedeni olabilir. Kompozit dolgunun uygulanması sırasındaki hatalar, başlangıçta yanlış konan teşhis (örneğin kron ya da porselen dolgu gereken bir dişe kompozit dolgu yapılması) ve sert kabuklu yiyecekleri dişle kırmak gibi alışkanlıklar bunların başında gelir. Nedenin muayenede belirlenmesi, doğru restorasyon türünün seçilmesini sağlar.
Dolgu ücretini telefonda öğrenebilir miyim?
Dolgu ücreti, dolgunun büyüklüğüne ve dişin durumuna göre değişir. Tedavi sırasında bile dişin kanal tedavisine, porselen dolguya ya da krona ihtiyaç duyduğu anlaşılabilir. Bu nedenle telefonda doğru bilgi vermek mümkün olmaz; en sağlıklı yol ilk muayene (oral diagnoz) sonrasında planlama yapmaktır.
Sitedeki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır; hekimin muayenesi, tanı ve tedavi planlamasının yerine geçmez. Tedavi süreci ve sonuçları kişiden kişiye değişir.
