+90 552 383 66 26 WhatsApp ile yazın
  1. Ana Sayfa
  2. Tedaviler
  3. İmplant ve Cerrahi

İmplant ve Cerrahi

Ağız ve Diş Cerrahisi

Diş çekimi, gömülü diş, sinüs lifting, kist, apikal rezeksiyon ve PRF gibi ağız içi cerrahi işlemler ile işlem sonrası bakım önerileri.

Anestezi
Çoğunlukla lokal anestezi
Çekim sonrası tampon
Yaklaşık 1 saat
Olası morarma
Genellikle 10–15 günde geçer
Kist sonrası takip
6 aylık aralıklarla

Ağız ve diş cerrahisi, diş çekiminden gömülü diş operasyonlarına, çene kemiğindeki kistlerin tedavisinden implant öncesi kemik hazırlığına kadar ağız içindeki cerrahi işlemleri kapsayan bir tedavi alanıdır. İşlemlerin büyük bölümü lokal anestezi altında yapılır ve öncesinde klinik muayene ile radyolojik değerlendirme yapılır. Denizli'deki kliniğimizde her cerrahi işlemin ardından iyileşmeyi destekleyen ayrıntılı bakım önerileri verilir.

  • İşlemlerin çoğu lokal anestezi altında yapılır
  • Tanı ve planlama röntgen ve gerektiğinde tomografi ile yapılır
  • Sinüs lifting ile üst çene arka bölgede implant için kemik hazırlanabilir
  • PRF, hastanın kendi kanından elde edilerek iyileşmeyi desteklemek için kullanılır

Tedavi süreci

  1. Muayene ve görüntüleme

    Ağız içi muayene ve röntgenle sorunun kaynağı belirlenir; gerekli durumlarda tomografi ile ayrıntılı değerlendirme yapılır.

  2. Tedavi planı

    İşlemin türü, kapsamı ve olası riskler hastayla paylaşılır; kullanılan ilaçlar ve genel sağlık durumu gözden geçirilir.

  3. Cerrahi işlem

    İşlem çoğunlukla lokal anestezi altında yapılır; gerekirse greft veya PRF gibi iyileşmeyi destekleyici materyaller kullanılır.

  4. Bakım ve kontrol

    İşlem sonrası bakım talimatları verilir; gerekli durumlarda dikişler alınır ve iyileşme kontrollerle takip edilir.

Diş çekimi: hangi dişler çekilir?

Diş hekimliğinde amaç öncelikle dişi korumaktır; ancak bazı durumlarda çekim gerekli olabilir:

  • Çürük veya kırık nedeniyle ileri derecede madde kaybı olan dişler
  • İlerlemiş diş eti hastalığı nedeniyle aşırı sallanan dişler
  • Kanal tedavisine rağmen kurtarılamayan dişler
  • Değişme zamanı geciken süt dişleri
  • Ortodontik tedavi sırasında çekimi gerekli görülen dişler
  • Kist veya tümör içinde kalan dişler

Çekim sonrası dikkat edilmesi gerekenler

  • Çekim yerine konulan tamponu yaklaşık 1 saat sıkıca ısırın ve gerekmedikçe değiştirmeyin; sık değiştirmek oluşan pıhtıyı bozar.
  • Pıhtı iyileşmenin temelidir. Bölgeyi emmek, sık çalkalamak veya tükürmek pıhtının uzaklaşmasına ve iyileşmenin gecikmesine yol açar.
  • 2–3 saat bir şey yemeyin; sonrasında ılık yiyecekleri tercih edin.
  • 48 saat boyunca sigara içmeyin.
  • 24 saat sonra bölgeyi yüzeysel olarak fırçalamaya başlayın; hekiminiz önerirse antiseptik gargara kullanın.
  • Ağrı olursa aspirin dışındaki ağrı kesicileri tercih edin.
  • 48 saat sonra aşırı şişlik, ağrı veya kanama olursa hekiminize başvurun.

Çekimden birkaç gün sonra yüzde dışarıdan fark edilen morarma görülebilir. Doku içindeki kılcal damar kanamasından kaynaklanır ve genellikle 10–15 gün içinde kendiliğinden geçer. İşlemden 48 saat sonra dıştan sıcak uygulama bu süreyi kısaltabilir.

Gömülü diş ve yirmi yaş dişi çekimi

Sürme zamanı geldiği hâlde kemik içinde kalan dişe gömülü diş, bir kısmı ağızda görünen dişe ise yarı gömülü diş denir. En sık alt ve üst çenedeki üçüncü azı dişleri (yirmi yaş dişleri) gömülü kalır.

Neden gömülü kalır?

  • Dişin anormal pozisyonu veya komşu dişlerin baskısı
  • Çevre kemiğin yoğun olması ya da çenede yer darlığı
  • Kronik iltihapların dişin üzerindeki dokuyu kalınlaştırması
  • Süt dişlerinin erken veya geç çekilmesi
  • Kalıtım ve bazı sistemik hastalıklar

Hangi durumlarda çekilmesi önerilir?

  • Temizlenemediği için ağız kokusuna veya enfeksiyona yol açıyorsa
  • Nedeni açıklanamayan, yüze ve kulak çevresine yayılan ağrılara neden oluyorsa
  • Diğer dişlerin sürmesini engelliyor ya da diş dizilimini bozuyorsa
  • Komşu dişte hasara veya kist oluşumuna yol açma riski varsa
  • Protez yapımını engelliyorsa

Operasyon genellikle lokal anestezi ile yapılır. Sonrasında ağrı, şişlik, morarma, ağız açmada kısıtlılık, enfeksiyon ve kanama görülebilir. Bunları en aza indirmek için tampon, dıştan soğuk uygulama ve hekimin uygun gördüğü ilaçlar (antibiyotik, ağrı kesici-iltihap giderici, antiseptik gargara) kullanılır. İlk gün emip tükürmemek ve sıcak yiyecek-içeceklerden uzak durmak önerilir; oluşabilecek morarma yaklaşık on günde geçer ve ikinci günden itibaren dıştan sıcak uygulama bu süreyi kısaltır.

Sinüs lifting (sinüs yükseltme)

Üst çenenin arka bölgesine implant yapılması gerektiğinde, bu bölgedeki kemik yüksekliği bazen implant için yetersiz kalır. Bu durumda sinüs boşluğunun tabanı kaldırılarak içine kemik tozu (greft) yerleştirilir ve kemik hacmi artırılır.

Kemiğin durumuna göre açık veya kapalı sinüs lifting yöntemi tercih edilir. Hangi yöntemin uygun olduğu tomografik değerlendirme sonrasında belirlenir.

Çene kistleri ve kist operasyonu

Çene kemiklerindeki kistler; içi sıvı veya yarı yoğun doku artıklarıyla dolu, iç yüzü epitelle kaplı ve dıştan bağ dokusu kılıfıyla çevrili oluşumlardır. Çevre dokuları iterek yavaş büyürler ve röntgende genellikle yuvarlak ya da oval, sınırları belirgin görünürler.

Kökenlerine göre diş kökenli (odontojen), diş kökenli olmayan (non-odontojen) ve iltihabi kistler olarak sınıflandırılırlar.

Kistlerin tedavisi cerrahidir. İşlemin türünü kistin büyüklüğü ve yeri belirler:

  • Enükleasyon: Kistin kılıfıyla birlikte tamamen çıkarılması
  • Marsupializasyon: Kistin ağız boşluğuyla birleştirilerek küçülmesinin sağlanması

Bazı kist türlerinde tekrarlama olasılığı bulunduğundan, tedaviden sonra altı aylık aralıklarla kontrol önemlidir.

Apikal rezeksiyon (kök ucu ameliyatı)

Apikal rezeksiyon, diş kökünün kemik içindeki ucunun ve çevresindeki iltihabi dokunun cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Şu durumlarda tercih edilir:

  • Kanal tedavisine yanıt vermeyen kök ucu iltihapları ve sorunlu kanallar
  • Kanal içinde kırılan ve çıkarılamayan aletin tedaviyi engellediği vakalar
  • Kök ucuna yakın kırıklar
  • Kanal tedavisi sırasında kök ucunda delinme olması veya dolgu maddesinin kök dışına taşması

İşlem lokal anestezi ile yapılır. Sonrasında ağrı, şişlik, morarma ve kanama görülebilir; nadiren komşu dişlerin etkilenmesi veya sinüs bağlantısı gibi komplikasyonlar gelişebilir. Hekimin uygun gördüğü ilaçlarla bu etkiler en aza indirilir.

  • İşlem yapılan dişe birkaç ay boyunca aşırı yük bindirilmemelidir.
  • Operasyon günü sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalı, dıştan soğuk kompres uygulanmalıdır.
  • Morarma olursa ikinci günden itibaren sıcak kompres iyileşmeyi hızlandırır; morarma genellikle 10 gün içinde kaybolur.

PRF (trombositten zengin fibrin) uygulaması

PRF, hastadan alınan az miktardaki kanın özel bir santrifüj cihazında bileşenlerine ayrıştırılmasıyla elde edilen, trombosit ve büyüme faktörü yönünden zengin bir fibrin materyalidir. Elde edilen materyal aynı hastanın cerrahi bölgesine uygulanır.

Trombositlerden salınan büyüme faktörleri dokuların onarım mekanizmasını destekler. Bu yöntemle hedef bölgeye, kan dolaşımıyla ulaşabilecek olandan çok daha yüksek yoğunlukta trombosit ve büyüme faktörü iletilebilir.

  • Tek başına veya kemik tozu (greft) ile karıştırılarak kemik eksikliği olan bölgelerde kullanılabilir.
  • Hastanın kendi kanından elde edildiği için alerji riski taşımaz.

Sık sorulan sorular

Gömülü yirmi yaş dişi mutlaka çekilmeli mi?

Her gömülü diş çekilmez. Enfeksiyon, ağrı, ağız kokusu, komşu dişlere zarar, kist riski veya protez engeli gibi bir sorun varsa çekim önerilir. Karar muayene ve röntgen sonrasında verilir.

Diş çekiminden sonra ne zaman yemek yiyebilirim?

Yaklaşık 2–3 saat bir şey yenmemesi önerilir. Sonrasında ılık ve yumuşak yiyecekler tercih edilmeli, çekim bölgesi emilmemeli ve 48 saat sigara içilmemelidir.

Çekimden sonra yüzde morarma olması normal mi?

Evet, özellikle cerrahi çekimlerden sonra doku içi kılcal damar kanamasına bağlı morarma görülebilir. Genellikle 10–15 gün içinde kendiliğinden geçer; 48 saat sonra dıştan sıcak uygulama süreci kısaltabilir.

Sinüs lifting ne zaman gerekir?

Üst çenenin arka bölgesinde implant için kemik yüksekliği yetersiz olduğunda gerekir. Sinüs tabanı kaldırılarak greftle kemik hacmi artırılır; açık veya kapalı yöntem tomografiye göre seçilir.

PRF nedir, güvenli midir?

PRF, hastanın kendi kanından santrifüjle elde edilen ve iyileşmeyi destekleyen bir fibrin materyalidir. Kişinin kendi kanından hazırlandığı için alerji riski taşımaz.

Sitedeki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır; hekimin muayenesi, tanı ve tedavi planlamasının yerine geçmez. Tedavi süreci ve sonuçları kişiden kişiye değişir.

İletişim

Randevu ve bilgi için telefon, WhatsApp ya da e-posta ile bize ulaşabilirsiniz. Kliniğimiz Denizli merkezde, Delikliçınar Meydanı yakınındadır.

Adres
Gazi Mustafa Kemal Blv. No:159, Delikliçınar Apt. K:4
15 Mayıs Mah., Merkezefendi, Denizli
Çalışma saatleri
Hafta içi 08:30 – 17:30